• Prof. Dr. Türker Şahiner

Her unutkanlık Alzheimer mıdır?

En son güncellendiği tarih: 3 Kas 2020



1. Alzheimer nedir?


Alzheimer hastalığının beyinde amiloid Beta adını verdiğimiz bir proteinin birikiminden

oluştuğu düşünülmektedir. Aslında amiloid beta zararlı bir protein molekülü değildir. Nöron

adını verdiğimiz beyin hücrelerinin her gün defalarca sentezlediği bir moleküldür. Bugün için

görevini tam bilememekle beraber, beyinde elektriksel sinyallerin iletiminde rolü olduğu

tahmin ediliyor. Gene nedenini bilemediğimiz bir şekilde bu protein görevini yaptıktan sonra

parçalanmak yerine hücresel arası ortamda birikmektedir. Aslında Parkinson ve diğer beyni

tahrip eden birçok hastalıkta da benzer mekanizmanın varlığı gösterilmiştir. Sadece biriken

protein ve tahrip ettiği bölgeler değişmektedir. Günümüzde biriken proteinlerin genetik

adresleri biliniyor ve genetik olarak bu hastalıklara olan yatkınlığı olan kişiler belirlenebilir.

Ancak genetik olarak normal doğan bireyde de sonradan oluşan birikim oldukça sık olarak

görülmektedir. Bu durumda çevre beslenme ve yaşam tarzı gibi faktörler etkin olmaktadır.



2. Bulaşıcı mıdır yoksa genetik geçişli midir?


Bu iddia 2015 yılı Eylül ayında “Nature” gibi prestijli bir bilimsel dergide John Collinge

tarafından yayımlanan bir bilimsel araştırma yazısı neticesinde gündeme gelmiştir. Collinge

bu araştırmada 1958-1985 yılları arasında kadavradan elde olunmuş büyüme hormonu ile

tedavi olan bireylerin ölümünden sonra yaptığı otopsilerde bazılarında amiloid beta proteinin

çok genç yaşlarda aşırı biriktiğini saptamış ve Alzheimer’a neden olan bu proteinin insandan

insan bulaştığını iddia etmiştir. Alzheimer ve Parkinson’a neden olan protein moleküllerinin

bir hücreden diğerine bulaştığı yaygın kabul görse de henüz yaşayan bireylerde insandan

insana geçiş gösterilmiş değildir. Ancak bu konuda henüz hiç kimse net bir kanaat edinmek

için erkendir.



Her unutkanlık Alzheimer değildir.

Hatta bu hastalıkta görülen unutkanlık günümüzde çoğu insanın yakındığı unutkanlıktan çok farklıdır. Alzheimer hastaları unutkanlıklarının çoğu zaman farkında olmadıkları gibi çoğu zaman inkar ederler. O kadar bu duruma inanırlar ki yakınlarını suçlarlar. Ayrıca bu unutkanlıklar kişinin çok iyi başardığı becerilerin yavaş yavaş kaybolmasına yol açar ve adeta bambaşka kişiliğe bürünen hastanın sosyal ilişkileri bozulur. Oysa hemen hemen herkesin yakındığı unutkanlık beynin bir savunma mekanizmasıdır ve çok yoğun iletişimden dolayı bilgi bombardımanı karşısında beyin adeta “pause” düğmesi ile kendini yeni bilgi kaydına kapatmasıdır. Kayıt edilmeyen bilgi hatırlanamaz yani unutulamaz.



4. Alzheimer’a yakalanmamak için neler yapılabilir?


NIH (National Institute Health) Amerikan Sağlık Dairesi 2010 yılında Alzheimer için

yayımladığı SOS raporunda toplumu Alzheimer hastalığını önlemenin bugün için mümkün

olmasa bile ötelemenin mümkün olduğu şeklinde uyarmıştır. Bu amaçla 4 ana başlıkta

öneriler sıralamaktadır.

  • Kalp damar sağlığına, özellikle kan basıncının ve kan şekerinin düzenlenmesine ve obezitenin önlenmesine ait tedbirlerin alınması.

  • Fiziksel beden egzersizlerin düzenli ve her gün yapılması.

  • Bilişsel beyin egzersizlerin düzenli yapılması.

  • Depresyondan korunmak için önlemler.



5. Ön belirtileri nelerdir?


Alzheimer kişiyi unutkanlıktan çok önce farklı bir kişiliğe doğru sürükler ve erken dönem de çoğu zaman hastalar içe kapanmayı ve kendi çevrelerini daraltmayı tercih ederler. Depresyon belirtileri klinik tabloya hakimdir. Kararsızlıklar kolayca öfkeye dönüşür. Kaybedilen beceriler nedeni ile aldıkları eleştirilere tahammülsüzlük dikkat çekicidir. Alınganlık bazen yakın çevresini çok yorar. Çoğu zaman depresyonla beraber aşırı bencillik ve umursamazlık da vardır. Bazen yakın bir arkadaşın vefatını bile umursamaz olabilirler. Bu dönemde hala bireysel işlerini yürütebilir ve hijyenlerini korurlar ancak işlerin kalitesi bozulmuştur.



6. Erken tanı ve teşhis sonrasın yapılacak koruyucu tedavi yöntemleri var mıdır?


Günümüzde erken tanıda genetik analizler ve beyin omurilik sıvısında amiloid beta protein ve TAU protein ölçümü çok değerlidir. Bu testler ülkemizde de az sayıda laboratuar da yapılmaktadır. 2012 yılında Dünya’da tanı kriterleri değişmiş ve kimyasal analizler erken tanı kriterleri arasına alınmıştır. Bugün sadece ABD de ticari kullanıma sunulmuş amiloid PET Beyin MR çalışmaları erken tanıda çok değerli olup yaygın kullanılması için çalışmalar

sürmektedir. Koruyucu tedavi NIH önerileri ile net olarak sunulmuştur.



7. Yeni tedavi seçenekleri nelerdir?


Alzheimer tedavisi için yakın gelecekte ümit verici çok sayıda çalışma büyük kaynaklar

kullanarak amansız bir yarış içindedir. Bu çalışmaların büyük çoğunluğu immun terapilerdir.

Bağışıklık sistemine tanıtılan “çöp proteinler” in gene insanın bağışıklık sistemine temizletilmesi amaçlanmaktadır. 2012 yılında bu işi başaran ilaçlar maalesef ticari kullanım

için onay alamamıştır. Çünkü bu ilaçlar ileri evre hastalara uygulanmış ve doğal olarak beyni

tahrip eden proteinler temizlense bile hastaların klinik tabloları düzelmemiştir. Aynı yıl

genetik olarak yüksek riskle tanımlanmış çok genç yaşta hastalığa yakalanan çok sayıda bireye sahip ailelerin genç bireyleri gönüllü olarak bu tedavileri almaya başlamıştır. Eğer bu kişilerin Alzheimer hastalığına yakalanması önlenebilirse bu hastalık artık tedavi edilebilir olacaktır. İnsanlık tarihinin sağlık alanında en önemli başarılarından birine imza atılmış olacaktır.

  • Beynex Instagram
  • Beynex Facebook
  • Beynex LinkedIn

Beyin egzersiz ve takip platformu.

© 2020, Beynex. Tüm hakları saklıdır.

BEYNEX