• Evrim Ağacı

Kaygı Bozukluğu ve Depresyon, Beyin Hacmini Değiştirebiliyor!

En son güncellendiği tarih: Oca 11



Depresyon, yaygın bir zihinsel bozukluktur. Depresyon bir kişinin günlük faaliyetlerine müdahale eden üzüntü, kayıp veya öfke duyguları olarak tanımlanabilir. Her insan için farklı seviyelerde etki eden depresyon iş hayatından, sosyalleşmeye; fizyolojik ihtiyaçlarımızdan, bakmakla yükümlü olduğumuz kişilere kadar çok geniş ve farklı alanlarda hayatımıza etki edebilir. İş verimliliği etkileyen ve aktif bir çalışmayı azaltan depresyon birçok hastalığı tetikleyebilir.


Journal of Psychiatry and Neuroscience dergisinde yayınlanan yeni bir çalışma, depresyon ve anksiyetenin beyin hacmi üzerindeki etkilerini bulmak için 10.000'den fazla kişiyi değerlendirmiştir. Hayatımız boyunca bizleri üzebilecek ve derinden sarsan olaylar ile karşılaşmak olağandır. Özellikle uzun süreli ve orta veya şiddetli yoğunlukta olduğunda, depresyon ciddi bir sağlık sorunu haline gelmektedir. Düzenli olarak kendinizi kötü veya umutsuz hissetmeniz, anksiyete semptomları, bozuk uyku ve iştahtan muzdarip olmak, suçluluk duygusu, öz güven eksikliği, zayıf konsantrasyon belirtileri depresyonla baş ettiğiniz kanıtlarındandır.


Depresyon Prevalans Hızı


Dünya genelinde her yaştan 264 milyondan fazla insan depresyon ile mücadele etmek zorunda kalmaktadır. Araştırmacılar, ayakta tedavi gören hastaların önemli bir kısmının depresyon veya depresif semptomlar gösterdiği belirtmiştir. Yaşam boyu depresyon döngüsü kadınlarda %20 ile %25 erkeklerde %7 ile %12 arasında değişmektedir. Depresyon, yaşam kalitesinin önemli bir belirleyicisidir ve psikiyatri konsültasyonlarının yaklaşık %50'sini, hastane başvurularının %12'sini oluşturur.


Amerika Birleşik Devletleri'nde 12-17 yaşları arasında tahmini 3,2 milyon ergen en az bir defa depresif dönem geçirmektedir. Bu sayı, 12-17 yaş arası ABD nüfusunun %13,3'ünü temsil etmektedir.


2013-2016 dönemlerinde, Amerikalı yetişkinlerin %8,1'i belirli bir zaman diliminde 2 haftalık dönemde depresyon yaşamıştır. Depresyon kadınlarda erkeklere göre neredeyse iki kat daha yaygın olarak gözlemlenmiştir. Hispanik olmayan Asyalı yetişkinler en düşük depresyon oranına sahiptir lakin önemli bir fark gözlemlenmemektedir. Aile gelir düzeyinin azalması depresyonlu yetişkinlerin oranı artırmıştır. Depresyonu olan yetişkinlerin yaklaşık %80'i, depresyon semptomlarından dolayı iş, ev veya sosyal hayatlarında zorluklar çektiklerini bildirmiştir.


Depresyon, Hipokampusu Küçültür!


Araştırmalar, depresyonun beynin hafıza ve öğrenme ile bağlantılı kısmı olan hipokampus üzerinde belirgin bir etkisi olduğunu ve onu küçülttüğünü ortaya koymuştur. Depresyon dünya çapında en zayıflatıcı bozukluklardan birisidir ve altı Avustralyalıdan birisinde depresyon, anksiyete veya her ikisini ortak olarak yaşanmaktadır. Avustralya Ulusal Üniversitesi araştırmacılarından Daniela Espinoza Oyarce çalışma hakkında şöyle demiştir:

"Sadece depresyonu olan (anksiyete olmayan) kişilerin beynin birçok bölgesinde, özellikle de hipokampusta daha düşük beyin hacimlerine sahip olduklarını görülmektedir. Bu hayatın ilerleyen dönemlerinde çok daha önemli bir hale gelmektedir çünkü küçük bir hipokampusa sahip olmak, Alzheimer hastalığı için risk faktörüdür ve demans gelişimini hızlandırabilir."


Depresyon ve Anksiyete Kombinasyonu, Amigdalayı Büyütür!

Depresyon ve anksiyete birlikte ortaya çıktığında, beynin duygularla bağlantılı olan amigdalanın boyutunda bir artışa yol açmaktadır. Avustralya Ulusal Üniversitesi araştırmacılarından başyazar Daniela Espinoza Oyarce çalışma hakkında şunları söylemiştir:

"Depresyonun beyin üzerindeki etkisine bakan birçok çalışma, depresyonu olan kişilerin de sıklıkla anksiyete yaşadıkları gerçeğini hesaba katmıyor. Anksiyete, depresyonun beyin hacmi üzerindeki etkisini ortalama olarak %3 düşürüyor (bir şekilde depresyonun gerçek küçültücü etkilerini gizliyor). Lakin anksiyetenin depresyonun etkilerini nasıl azalttığı konusunda daha fazla araştırmaya gerek duymaktayız."

Bu araştırmanın önemli özelliklerinden birisi, hem depresyon hem de anksiyetesi olan kişilerin farklı beyin bölgelerinde daha az küçülme ve hatta amigdalada artışa neden olmasıdır. Yapılan bu araştırma amigdaladaki ters etki nedeniyle depresyonun beyin üzerindeki gerçek etkisinin hafife alındığını göstermektedir.


Orijinal Metin: Rachel Curtis

Uyarlayan: Ali Emir Orhan

Editör: Çağrı Mert Bakırcı


Yazı için Evrim Ağacı'na teşekkür ederiz.

9 görüntüleme
  • Beynex Instagram
  • Beynex Facebook
  • Beynex LinkedIn

Beyin egzersiz ve takip platformu.

© 2020, Beynex. Tüm hakları saklıdır.

BEYNEX